
Büyük bir coşku...Tarifsiz bir merak..Önce bana dönük olan yüzü görürüm..Bakarım...İlk bakış çok önemlidir. Heleki daha önceden bir aşinalık yoksa ya da referans ... Sonra arkasını çeviririm ve arkada gördüklerim de bazı ipuçları verir.... Bazen bir renk, bazen bir cümle, bazen bir tanıdık ad...Alırım ve başlar macera...
Kitap okumaktan söz ediyorum.. Benim için bir marecanın içine atlamaktan farksızdır... İlk defa katıldığın bir toplantı gibidir.Çekingen ,temkinli, tanışmaya meyilli girersin sayfadan içeri... İlk sayfa... Konu belli olabilir ama mekan ,kişiler, zaman hepsi içerde sana zuhur edecektir senin algılayışına göre... Aynı kitabı her okuyuşunuzda bile farklı bir cümle görür farklı bir tat alırsınız... Başka başka kişiler aynı kitaptan farklı izlerle ayrılırlar..İçinde aynı cümleler yazsa da ulaştığı kişiye göre şekle girer kitap..Yani şeffaftır aslında o aynı yazılan şekiller... Girdikleri beyne ve kalbe göre şekil alır ve anlamlara bürünürler...
Bazı kitapların daha ilk 10 sayfasında aramızdaki ilişkinin varacağı yön belli olur... Baktım ki olmayacak , yürümeyecek , bırakırım ... O yoluna ben yoluma... Ben yeni maceralara o da okurken güzel hisler verebileceği başka maceraperestleri beklemeye...
Kitap kahramanlarıyla ilk tanışma çok önemlidir..Yani ilk intiba... Ve başlarda yazılanlar mühümdir.Bazen küçük bir ayrıntı sonra karşınıza tekrar çıkabileceği için iyi gözlemlemek gerekir... Satırların içine gizlenmiş sırları , kamuflaşından çıkarıp seçmek gerekir... Hele bir ortalara doğru gelip olay iyice dal budak saldı mı, karakterlerle de az çok aşina oldun mu deymeyin keyfime...
Bazen bir kitabın başından hiç kalkmadan 1 gece oturabilirim...Ta ki bitene kadar. Ya da gerçek Dünya’dan bana acil bir mesaj gelene kadar !!! O içinde bulunduğum ve dolayısıyla yaşamaya başladığım Dünya’dan çıkmak çok zor gelir çoğu zaman... Bazen göz kapaklarımla şavaşırım bir cümle daha fazla okuyabilmek için...
İçinde yazılanlar artık yazarın olmaktan çıkar ikimiz arasında bilinen bir sırra dönüşür...Ve her sayfayı çevirirken merakla beklerim yeni olayları... Ta ki son sayfaya kadar...Ve son satırı okurken heceleyerek okurum ; sanki vedayı geciktirmek adına denenmiş bir oyun gibi... Ayrılmak istenilmeyen bir dost gibi..Eski bir kıyafetini artık çok yıprandığı için giyememek gibi... Çocukluk oyuncağını kaybetmek gibi...Yani oldukça hüzünlü ve o kadar zor... Var olan tüm karakterler ve tüm mekan kafandadır sanki uzuun bir süredir hayatındaymışlar gibi... Ve artık onlar yoktur.. Kitap bitmiştir ...
Biten her kitabı bir müddet elimde tutar beklerim... Baştan sona bir kez daha hızlıca çeviririm sayfalarını - bu kitap yıl sonunda vedalaştığım bir ders kitabı bile olsa - Özümsemeye çalışırım okuduklarımı şöyle kaba taslak... Sonra kitabı alır ve hayatımda yeri olduğunu belli etmek için koyarım kitaplıktaki yerine...
Artık yazar ,kitap ve benim aramda bir bağ kurulmuştur... Bazen öyle bağlanırım ki , birine verdiğimde beklerim okuyupta getirmesi için... Getirince içim rahatlar ,itinayla tekrar yerleştiririm platonik arkadaşlarımı yerlerine... Ara sıra açıp bakarım eski kitaplarıma sanki hal hatır sorarmışcasına... ‘ Bir kitap işte ‘diyemem. Sonuçta her insan yazılmış bir kitaptan alır kaynağını ya da her kitap bir insandan ...
KARİYER DESTEK PLATFORMU yorum eklemek için üye olmanız gerekmektedir
Join KARİYER DESTEK PLATFORMU